RÜYA
Dantelden bir dehlizin sonunda izleyiciyi karşılayan Rüya, insanın hakikati bulma arayışını ve ötelere ulaşma arzusunu yansıtan bir mimari yerleştirmedir. Tabanı müzenin çatısından taşarak iç mekâna doğru sarkıyormuş izlenimi veren bu 8 metrelik ters döndürülmüş minare, Studio Batman’ın karakteristik mavisiyle ve bronz alemiyle birlikte anıtsal bir nitelik taşır. Eserde, göğe doğru yükselen minare formunun aksine, yere yaklaşan bir formla karşılaşırız. Bu tersine çevirme, Allah ile insan arasındaki yakınlık-uzaklık ilişkisini ve bu ilişkinin yönü üzerine düşünmeye çağırır.
Minarenin görüntüsünü suya düşüren yansıtma havuzu, gerçekle rüya arasında salınan manevi arayışı sembolize eder. Suya yansıyan hilal motifi ise ilahî hakikatin dünyadaki izdüşümünü çağrıştırır. Nitekim Arapça’da “hilal” (هلال) ve “Allah” (الله) kelimeleri aynı harflerle yazılır ve bu görsel yakınlık, kutsal ile kutsalın sembolü arasındaki bağı daha da belirgin kılar. Bu yönüyle Rüya, ilahî olanın yükseklerde olduğu kadar insanın iç dünyasında da parlayabileceği fikrini ortaya koyar.

















